EKONOMİK GÖRÜNÜM 11.9.2019

0
145

 

 

Yurtiçi piyasalar TCMB para piyasası kurulunun yarın yapılacak olan toplantısını, uluslararası piyasalar ise, Avrupa Merkez Bankası’nın yarınki toplantı sonucunu merakla bekliyorlar.

ABD-Çin arasındaki görüşmeler Ekim ayında yapılacağından, bu tarihe kadar bir değişiklik beklenmiyor. İngiltere’nin Ekim ayı sonunda Brexit ‘ten ayrılması kesin görünüyor. Muhtemelen anlaşmasız bir ayrılık olacak, ayrılığın İngiliz ekonomisine bir yük olabileceği söylense de, kanunlarını bile İngiliz hukuk sistemine göre düzenlemiş olan Avrupa Birliği’nin de sarsılacağını söyleyebilirim.Bazı şirketler merkezlerini Londra’dan taşıdılar,bu gibi değişikliklerin etkileri uzun dönemde görülebilir.

ABD Ticaret Bakanı’nın Türkiye’deki 5 günlük görüşmeleri sonucu, büyük ölçekli tekstil firmaları ve demir çelik sektöründe ABD’de üretilmeyen ürünleri üreten firmaların ihracat imkanları olabileceği anlaşılıyor.

Turkcell, temettüyü bir kerede ödemeyi planladığını bildirdi.

Japon FSA (Finacial Services Agency) tarafından yetkilendirilmiş, ABD SEC (Securities and Exchange Commission) tarafından tanınan uluslararası bir derecelendirme kuruluşu olan JCR’ın iştiraki olan JCR Eurasia2007 yılından beri Türkiye’de bulunuyor.Şirketin yerli bir derecelendirilme kuruluşu olması için görüşmeler devam ediyor.

Türkiye Bankalar Birliği, bankacılık sektöründe kullandırılan kredilerle ilgili açıklama yaptı.

Açıklamayı ,yorumsuz olarak,aynen veriyorum

“Elektrik üretim ve dağıtım sektörünün mevcut borç stoku 47 milyar ABD Doları civarındadır.
Yapılandırma ihtiyacı bulunan kredi portföyü 12-13 milyar ABD Doları düzeyindedir. Bu
tutarın yaklaşık 10 milyar ABD Doları tutarındaki kısmının 2019 yılı içinde yapılandırmasının
tamamlanması beklenmektedir.
Bu kredilere ilişkin sınıflandırma ve karşılık hesaplamaları uluslarararası finansal modellere
ve denetime uygun bir şekilde yapılmaktadır. Kredi teminatları ve santrallerin nakit akış
projeksiyonlarındaki beklentilerin farklı olması nedeniyle karşılık oranları bankalar arasında
fark gösterebilmektedir.
En olumsuz senaryoda dahi bu kredilerin tamamına karşılık ayrılsa bile bunun sektörün
sermaye yeterlilik oranına etkisi yaklaşık yüzde 0,23 düzeyinde olacağı hesaplanmaktadır.
Bu kredilerinin tamamının 3. gruba alınması halinde dahi sektörün takipteki alacaklar
rasyosuna etkisi yüzde 0,22 seviyesinde kalacaktır. Diğer bir değişle, bu kredilere ilişkin en
muhafazakar şekilde hareket edilse bile etkisi oldukça sınırlı, makul ve yönetilebilir
düzeydedir. “