GÜNÜBİRLİK GEZİ(YATAĞAN)

0
1365

MUĞLA-YATAĞAN’DA GÜNÜBİRLİK KÜLTÜR TURU ÖNERİSİ

Arkeoloji  ve eski,restore edilmiş köylere meraklı olanlar için, ulaşımı kolay ve keyifli bir gezi rotası öneriyorum. Az bilinen 2 eski kent, dizilerin çekildiği Bozüyük köyü(Güzel Köy) ve Pınarbaşı ndan oluşuyor. Geziye antik Stratonikea kentinden başlamanızı öneririm. Daha sonra dizi çekimlerinin yapıldığı ve yapılacağı Güzel Köy’e(Bozüyük köyü) gidebilir, çınar altında oturp, bir kahve içebilirsiniz. Bu güzel köydeki evler Muğla İl Özel İdaresinin de katkılarıyla restore edilmektedir. Köyde bir etnoğrafya müzesi de vardır.Köye biraz uzak bir mesafede “Ormancı “türküsüne neden olan olayların geçtiği Belen köyü de bulunmaktaymış, gitmediğim için yorum yapamıyorum. Bozüyük köyünden sonra, Pınarbaşı restoranı öneriyorum. Yazın masalar akan suyun üstüne konulup, çıplak ayakla yemek yiyenler oluyormuş .Daha sonra ,Stratonikea’ya eskiden bir yol ile bağlı olan kutsal Lagina kentini gezebilirsiniz.Lagina’dan sonra restore edilmiş olan Osman Hamdi Bey Müzesi’ni gezebilirsiniz. Müzede Lagina kazılarını başlatan Osman Hamdi Bey’in tablolarının kopyaları ve yaşadığı ev görülebilir. Aşağıdaki yazımda, iki antik şehirle ilgili bazı bilgi ve fotoğraflar bulacaksınız.

Stratonikeia

st1

Stratonikeia’da  2008 yılından itibaren Pamukkale Üniversitesinden Doç. Dr. Bilal SÖĞÜT başkanlığında bir ekip, araştırma, kazı ve restorasyon çalışmalarını yürütmektedir.Antik şehrin anfitiyatrosunda kentin tanıtımı için bazı kültürel faaliyetler yapılmaktadır. Ayrıca;Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nün diploma töreni de burada yapılıyor.

Suriye Kralı yaşlı I. Seleukos’un oğlu savaştayken genç Stratonike ile evlenir. Oğlu seferden dönünce, babasının karısı üvey annesine aşık olur, yataklara düşer. Derdine hiçbir hekim çare olamaz.  O sırada Karia’da bulunan ünlü bir Mısırlı hekim olan Herostratos saraya çağırılmış, hastayı bir de onun görmesi istenmiş. Mısırlı hekim de günlerce uğraşmış ama hastanın tedavisini o da yapamamış.Bir gün Stratonikeia hastanın odasına girmiş ve o anda Antiochos’un yüzü kızarmış, kalbi daha hızlı atmaya başlamış.Jacques-Louis-David-Antiochus-and-Stratonica-1024x770

Bunun üzerine, hekim, krala oğlunun aşık olduğunu söylemiş.Bilge kral da eşi Stratonikeia’yı oğlu genç Antiokhos’a vermiş,onları sürgüne göndermiştir. Antiokhos da önce üvey annesi sonra eşi olan Stratonikeia adına Stratonikeia kentini kurmuştur.Ancak;Seleukos’un laneti nedeniyle kentin depremlerle yıkıldığı, defalarca yer değiştirdiği söylenir. Nitekim,günümüzde bile Yatağan termik santralı nedeniyle havanın pek de temiz olduğu söylenemez.Antik çağ coğrafyacısı ve gezgini Strabon’a göre kent, çok güzel yapılarla donatılmıştı. Yapılan kazılarda ele geçirilen sikkelerden, Stratonikeia sikkelerinin kentin Rodos’tan bağımsızlığını kazandığı M.Ö. 167’den itibaren basılmaya başlandığı ve Gallienus (253-268) zamanına kadar devam ettiği anlaşılıyor.

Antik kent, 4 büyük salondan oluşan spor kompleksi, küçük bir anfi tiyatronun bulunduğu senato binası, Roma hamamı, şehir surları,kent kapısı,tapınak ,meclis binası ve anfitiyatro’dan oluşmaktadır.Ayrıca, Osmanlılar döneminde kumaşların boyandığı bir atelye(üzerine ahşap bir  Çatı yapılmış,anfitiyatroya giden yol üzerinde),Şaban Ağa Camii gibi Osmanlı yapıları da yer almaktadır.

Şaban Ağa Camii

st3

stratonikeia-

 

Ayrıca, Osmanlılar döneminde kumaşların boyandığı bir atelye(üzerine ahşap bir  Çatı yapılmış,anfitiyatroya giden yol üzerinde),Şaban Ağa Camii gibi Osmanlı yapıları da yer almaktadır.

Şaban Ağa Camii

Kentin girişinde,çınar ağacının hemen yanındadır.Caminin Evliya Çelebi seyahatnamesinde söz ettiği Tabakhane Camii veya Sulu Camii nin yerine inşa edildiği tahmin edilmektedir. 1876 yılında bir tamirat geçiren camii, günümüze kadar gelmiştir. Hilair’in meşhur gravüründe de burada üzeri kubbeli, tek şerefeli minaresi olan bir camii görülmektedir.

Gymnasion(spor okulu)

Kentin gladyatör yetiştirme konusunda çok iddialı olduğunu bulunan en büyük gymnasiondan ve gladyatör mezarlarından anlıyoruz.Kuzey-Güney yönünde dikdörgen planlı inşa edilmiş olan oldukça büyük bir yapıdır. 4 ana oda-salondan oluşmaktadır.(Soğuk yıkanma odası, yağlanma odası, pudra odası,torba odası)Kuzey kenarı 105 metre uzunluğundadır.Yapının toplam olarak 180 metre olduğu tahmin ediliyor.

Bu büyüklüğü ile bilinen en büyük gymnasiondur,planı Didim’deki gymnasion’a benzer.. Burada yetiştirilenerin gladyatörlük de yaptıkları düşünülmektedir.Nitekim, kazı evinin hemen yakınlarında gladyatör mezarları bulunmuştur, bu buluntular Muğla Müzesinde sergilenmektedir.MÖ 2. Yüzyılda inşa edildiği, Augustus ve MS 2. Yüzyılda Antoninler döneminde binada bazı yeni düzenlemeler yapıldığı tahmin ediliyor.

Serapis Mabedi

Kentin ünlü mabedi George Bean tarafından Serapis Mabedi olarak adlandırılmıştır.Duvarları ince bir işçilikle yapılmış olup, oldukça yüksektir.Antik dönemlerde bu mermerlerin ipek ipliklerle kesildiği söylendi,nasıl? Bilemiyorum.Yöredeki özel beyaz mermere tuz taşı da deniliyor.Mabedin güney kısmında bir lale figürü , Osmanlıca yazılar yer alıyor.Kuzey duvarında ise Latince ve Grekçe kitabeler yer alıyor. Mabedin zemininde, baba oğul kutsal ruh’u simgeleyen erken Hristiyanlık dönemine ait çizimler ve bir kuş figürü görülüyor.

Anfitiyatro

stratonikeia2

 

 

LAGINA ANTIK KENTİ

la3

Bu antik kent, Muğla Yatağan’ın 10 km. kuzeybatısında yer alıyor. Turgut kasabasının Kapıtaş mevkiinde yer almaktadır.

Eski çağlarda Stratonikeia kentine kutsal yol ile bağlı iken, günümüzde kömür yatakları nedeniyle böyle bir yol kalmamıştır. Bu antik kent tamamen tanrıça Hekate ‘ye adanmış bir tapınak, nekrapol ,Bizans kilise yıkıntısı,depremlere rağmen halen ayakta olan bir kapıdan oluşmaktadır. Kentin oldukça güçlü depremler yaşadığı günümüzdeki yıkıntılardan anlaşılmaktadır.Bu antik alanın bir özelliği de Türkiye’de müzeciliğin kurucusu olan Osman Hamdi Bey’in 1890 lı yıllarda burada kazılar yapmış olmasıdır. Osman Hamdi Bey buluntularını kağnılarla Güllük limanına ,daha sonra gemilerle İstanbul’a taşıtarak, bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmesini sağlamıştır. Ayrıca, birçok tablosunu da yakınlarda konakladığı evde(Turgut Kasabasında) çizmeye ,resmetmeye başlatmıştır..Osman Hamdi Bey’in kaldığı ev bugün Yatağan Belediyesinin de katkılarıyla özel müze haline getirilmiş olup, eserlerinin kopyaları sergilenmektedir.

Lagina ve çevresindeki yıkıntılar MÖ 3000 yılına kadar geriye gitmektedir. Hekate Kutsal alanındaki buluntular ise MÖ 7000 yılına kadar inmektedir. Hekate kutsal alanı yaklaşık29*22 metre ölçülerindedir. Kısa kenarında 8, uzun kenarında 11 sütun bulunuyor.Tapınağın anteleri arasındaki sütunlar Efes tipi kaideli ve İon başlıklı, etrafındaki sütunlar ise Attik İon kaideli ve Korith başlıklıdır. Tapınağın dış cephesini süsleyen frizlerde 4 ana konu işlenmişti:

  1. Zeus’un doğumu ve yaşamı (doğu frizi)

2.Amazonlar ve Grekler arasındaki dosluk (kuzey cephe)

3.Tanrılar ve Gigantlar arasındaki savaş(GİGONTOMAKHİA)(Bati frizi)

4.Güney frizi tam olarak tanımlanamamıştır.

Tapınağın frizlerinde 4 ayrı temanın işlenmiş olması bir yenilikti. MÖ 2. Yüzyıldaki savaş ve kargaşa döneminden sonra;genellikle barışçı konuların işlenmesi de bir yeniliktir.

Giriş kapısı(propylon) kutsal alanı çevreleyen bir duvar(peribolos)kutsal alan içinde yer alan kapalı alanlar(stoa) kurbanların kesilip tanrıçaya adandığı altar ve içinde tanrıçanın heykelinin yer aldığı tapınak ve rahiplerin evlerinden oluşmaktaydı.

Bazı yazılı kaynaklara göre Hekate kutsal alanında birden fazla, yıllık ve 4 yılda bir bazı şenlikler yapılıyordu. Anahtar taşıma şenliğinde anahtar taşıyan genç kız (kleidophoros)şarkılar ve ilahiler söyleyen tören alayıyla birlikte kutsal alanın anahtarını Lagina’ dan alıp, kutsal yoldan yürüyerek, Stratonikea’ ya getiriyor ve oradan geri getiriyordu. Anahtar geldikten sonra birkaç gün süren törenler başlıyordu. Bu alanda, Hekatesia, Doğum günü şenlikleri ve bazı gizli dinsel törenler yapıldığı tahmin ediliyor. Kutsal alana girmeden önce , tam olarak arınmış olmak için havuza girildiği de düşünülmektedir. Böylece ayine katılanlar, temiz olarak ritüelleri gerçekleştiriyorlardı herhalde.propylon alanının yan duvarı üzerindeki yazıtta anahtar taşıyıcılığı yapanlar, görevli rahip ve rahibelerin isimleri yer almaktadır. Propylon bir kapıyla stoaya bağlanmaktadır. Yapı, İmparator Augustus döneminde MÖ 27 yılında inşa edilmiştir.

Biraz da tanrıça Hekate kimdir? Bundan sözedelim:

Güneş soylu titanlardan Kaios ve Phoibe’nin ikiz kızları Asteria ve Leto’dur. Perses ile evlenen Asteria ise, Hekate nin annesidir.Hekate,  karada denizde ve gökyüzünde yetkileri olan tek tanrıçadır. Ayrıca, yeraltı tanrısı Hades ‘in temsilcisi olarak Cehennem kapısında beklemektedir. Bazı tasvirlerde bu bekçi, üç başlı köpek olarak da tasvir ediliyor.(KERBEROS)Hekate, cehennem kapısını koruduğu gibi, bütün kapıların da koruyucudur. Sihir,falcılık ve öç alma işlerini elinde tutar. Ölü gömme törenlerinde hazır bulunur, ruhları teslim alır.Hades’in kapısında bekleyen Kerberos isimli 3 başlı köpekten dolayı, Hekate aynı zamanda köpeklerin sahibidir. Çoğu zaman yanında bir köpekle dolaşır ve dişi bir köpekle birlikte resmedilir.Aynı zamanda geceleri aydınlatan ay tanrıçasıdır.Karanlık gecelerde yolculara yol gösteriri. Belirgin simgeleri olan dişi köpek,çift taraflı balta, kısraki,yılan,hançer,anahtar,meşale,çanak ve hilal figürlerinin bazıları ören alanında görülebilir.

 

la1

 

ÖNERİLEN SİTELER

http://www.3dmekanlar.com/tr/stratonikeia.html

http://stratonikeia.pau.edu.tr/

http://www.sihirlitur.com/gezi/stratonikaie/yorum.html